Ayten KAYI CANGIR
Hakkımda
Prof. Dr. Ayten Kayı Cangır, 1991 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Göğüs cerrahisi uzmanlık eğitimini 1998 yılında tamamlamış ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı’nın ilk kadın göğüs cerrahisi uzmanı olmuştur. Uzmanlık sonrası mecburi hizmetini tamamladıktan sonra, “yuvam” dediği Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne 2002 yılında dönmüş; 2005 yılında göğüs cerrahisi alanında ilk kadın doçent, 2012 yılında ise profesör unvanını almıştır. 2020 yılında Avrupa Göğüs Cerrahisi Uzmanlık Belgesi (FEBTS) almaya hak kazanmış olup, halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı’nda görevini sürdürmektedir.
Yemek Borusu Kanseri
Uzmanlık Alanları
Torasik Outlet Sendromu (TOS), boyun ile omuz arasındaki torasik çıkış bölgesinde sinir ve damarların sıkışmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Torasik outlet sendromu belirtileri arasında kol ve omuz ağrısı, uyuşma, güçsüzlük ve dolaşım problemleri yer alır. TOS tanısı, tek bir yöntemle konulamadığı için klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemlerinin birlikte ele alındığı multidisipliner yaklaşım gerektirir.
Torasik outlet sendromu tedavisi, hastalığın tipine göre planlanır. Fizik tedavi ve egzersiz gibi cerrahi dışı yöntemler ilk basamakta tercih edilirken, ileri vakalarda dolaşım bozukluğu, kas erimesi veya belirgin bası durumunda TOS cerrahisi uygulanabilir. Erken tanı ve doğru tedavi ile yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir.
Akciğer kanseri, akciğer dokusunda kontrolsüz hücre çoğalmasıyla gelişen ve dünyada en sık görülen kanser türlerinden biridir. Akciğer kanseri belirtileri arasında uzun süren öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, balgam ve kanlı balgam yer alabilir. Özellikle sigara kullanımı en önemli risk faktörü olmakla birlikte, çevresel ve genetik etkenler de hastalığın gelişiminde rol oynar.
Akciğer kanseri tedavisi, hastalığın evresine ve tipine göre planlanır. Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, akıllı ilaçlar ve immünoterapi gibi yöntemler, multidisipliner bir yaklaşımla uygulanır. Erken tanı ve doğru tedavi planlaması ile akciğer kanseri kontrol altına alınabilir ve hastaların yaşam süresi ile kalitesi artırılabilir.
Plevral mezotelyoma, akciğer zarı (plevra) kaynaklı, agresif seyirli ve nadir görülen bir kanser türüdür. Günümüzde “malign plevral mezotelyoma” yerine plevral mezotelyoma (PM) terimi kullanılmaktadır. Plevral mezotelyoma belirtileri arasında nefes darlığı, göğüs ağrısı, kronik öksürük ve plevral sıvı birikimi yer alır. En önemli risk faktörü asbest maruziyeti olup, hastalık genellikle uzun yıllar sonra ortaya çıkar ve Türkiye’de daha sık görülür.
Plevral mezotelyoma tedavisi, hastalığın evresine göre planlanır. Cerrahi, kemoterapi ve uygun hastalarda radyoterapi multidisipliner yaklaşımla uygulanır. Erken tanı ile plevral mezotelyoma tedavi edilebilir ve yaşam kalitesi artırılabilir.
Timik tümörler, göğüs kafesinde yer alan ve bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan timus bezinden kaynaklanan nadir tümörlerdir. Timus bezi, özellikle çocukluk döneminde aktif olup T lenfositlerinin gelişiminde görev alır. Timik tümör belirtileri arasında göğüs ağrısı, öksürük, nefes darlığı veya bazı hastalarda tesadüfi saptanan kitleler yer alabilir. En sık görülen tür timoma olup, bazı vakalarda miyastenia gravis ile ilişkili olabilir.
Timik tümör tedavisi, tümörün tipine ve evresine göre planlanır. Cerrahi tedavi temel yaklaşım olmakla birlikte, gerekli durumlarda kemoterapi ve radyoterapi uygulanabilir. Multidisipliner değerlendirme ile timik tümörler erken dönemde kontrol altına alınabilir ve hastaların yaşam kalitesi artırılabilir.

Yemek borusu tümörleri, ağız ile mide arasında yer alan yemek borusunda gelişen ve genellikle malign seyir gösterebilen tümörlerdir. Yemek borusu kanseri belirtileri arasında yutma güçlüğü, kilo kaybı, göğüs arkasında ağrı ve besinlerin takılması hissi yer alır. Sigara ve alkol kullanımı, reflü hastalığı ve bazı beslenme alışkanlıkları önemli risk faktörleri arasında sayılır.
Yemek borusu tümörü tedavisi, hastalığın evresine ve yayılımına göre planlanır. Cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi çoğu zaman birlikte değerlendirilir. Erken tanı ile yemek borusu tümörleri tedavi edilebilir ve hastaların yaşam süresi ile kalitesi artırılabilir.
Torasik Outlet Sendromu
Torasik outlet sendromunun (TOS), tanı ve tedavisi muti disiplinlerdir, çünkü tanısal klinik, laboratuvar ya da radyolojik bir yöntemi henüz yoktur. Başarı için TOS’unda tanı ve tedavi planı multidisipliner olmalıdır.
Cerrahi dışı tedavilerden yanıt alınamayan, fizik muayenede vasküler bası nedeni ile parmaklarda iskemiye giden ya da el kaslarında atrofik bulgular ve radyolojik değerlendirmelerde torasik çıkışta üst ekstremitenin nörovasküler yapılarına patolojik bası olması başlıca cerrahi tedavi endikasyonlarıdır.
Akciğer Kanseri
Akciğer kanseri, dünya genelinde ve ülkemizde sık görülen ölümcül kanser türüdür.
Her yıl tanı konulan yeni kanser olgularının yaklaşık %12’si akciğer kanseri iken kanser nedenli ölümlerinde yaklaşık %20’si akciğer kanseri nedenlidir. Dünya genelinde erkeklerde, en sık görülen ve ölüme neden olan kanserdir. Kadınlar en sık meme kanseri olur ama akciğer kanseri neredeyse meme kanseri kadar ölüme neden olur. Yani akciğer kanseri kadınlarda da önemli bir sağlık sorunudur.
Akciğer kanserinde başlıca belirtiler;
- Öksürük
- Nefes darlığı
- Balgam çıkartma
- Kanlı balgam
- Sırt ağrısı-göğüs ağrısıdır.
Malign Mezotelyama
Günümüzde malign plevral mezotelyama terimi yerine plevral mezotelyoma kullanılmaktadır.
Plevral mezotelyoma (PM), agresif ve hızla ölümcül olabilen plevra olarak adlandırılan akciğerin ve göğüs kafesinin iç yüzeyini kaplayan zarın kanseridir. PM dünya çapında ender görülen bir kanser iken Türkiye’de daha yaygın bir hastalıktır. Asbest maruziyeti ana risk faktörüdür ve hastalığın en yaygın altta yatan nedenidir.
Sonuç olarak, plevral mezotelyoma, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir kanser türüdür. Ancak, doğru teşhis ve tedavi için bir dizi test yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, hastalığın belirtileri konusunda bilinçli olmak ve düzenli tıbbi kontroller yaptırmak oldukça önemlidir
Timik Tümörler
Timus, (Thymus), bağışıklık sisteminde önemli bir rol oynayan, göğüs kafesi bölgesinde bulunan bir organdır. Timus bezi, lenfatik sistemin bir parçasıdır ve bağışıklık sistemi hücrelerinin gelişmesinde ve işlevinde kritik bir rol oynar.
Timus bezi, yaşlandıkça küçülür ve işlevi de azalabilir. Bu nedenle, çocuklarda daha aktif bir rol oynar ve yaşlılarda daha az aktiftir. Timus bezinin temel işlevi, T lenfositleri adı verilen bağışıklık sistemi hücrelerinin gelişiminde ve olgunlaşmasında görev almaktadır. Timus bezi ayrıca, kendi dokularına saldırgan olabilen T lenfositleri engelleyerek bağışıklık sisteminin kendi vücuduna zarar vermesini engeller.
Timus bezi ile ilgili olarak, bazı hastalıklar ve rahatsızlıklar, timus bezinin işlevlerini etkileyebilir. Bunlar arasında, Timoma adı verilen bir tür tümör, Miyastenia Gravis adı verilen bir nöromüsküler hastalık ve DiGeorge Sendromu adı verilen bir genetik bozukluk yer almaktadır.


