Akciğer
Anatomisi
Göğüs Cerrahisinde Yaklaşım Seçenekleri
Postoperatif
Bakım
Postoperatif
Komplikasyonlar
Uzmanlık Alanları
Segmental Anatomi
Akciğerlerin segmental bronşiyal ve vasküler anatomisi, akciğer dokusunun korunmak istendiği veya klinik gereklilik bulunan durumlarda segmental ve subsegmental rezeksiyonlara olanak sağlar.
Lenfatik Drenaj
Akciğerlerin lenfatik drenajını sağlayan lenf nodları, Tümör-Nod-Metastaz (TNM) evreleme sistemi doğrultusunda iki grup altında incelenir: Pulmoner lenf nodları (N1) ve mediastinal lenf nodları (N2) (Şekil 19-8).
N1 lenf nodları şunları içermektedir:
- (a) Pulmoner arter bifurkasyonu veya segmental bronşların ayrılma noktalarında bulunan segmental ve intrapulmoner lenf nodları
- (b) Üst, orta ve alt lob bronşları boyunca uzanan lober lenf nodları
- (c) Ana bronşların lober bronşlara ayrılırken yaptığı açılanmalar içerisinde bulunan interlober lenf nodları
- (d) Ana bronş boyunca seyreden hiler lenf nodları
İnterlober lenf nodları, iki tarafta da interlober fissürlerin derinlerinde bulunur ve her akciğer için lenfatik sump’ları, yani lenfatik çukur ya da havuzları oluşturur. Bu sump’lara Borrie’nin Lenfatik Sump’ı da denir ve akciğerlerin tüm loblarından gelen lenfatik akım bu sump’lara drene olur (Şekil 19-9).
Sağda, lenfatik sump’a bağlı lenf nodları bronkus intermedius etrafında yerleşmiştir. Bu alan; yukarıda sağ üst lob bronşu, aşağıda ise orta lob ve superior segment bronşları ile sınırlıdır. Solda ise lenfatik sump; linguler bronş, alt lob bronşu ve pulmoner arter dalları arasındaki lenf nodları ile birlikte interlober fissür içerisinde yer almaktadır.
N2 lenf nodları dört grup altında incelenmektedir:
- (a) Ön mediastinal lenf nodları; perikardın üst yüzü, frenik sinirler, ligamentum arteriosum ve sol innominat ven ile ilişki içerisindedir.
- (b) Arka mediastinal lenf nodları; inferior pulmoner ligaman içerisinde kalan paraözofagiyal lenf nodları ve daha da önemlisi, azygos veni kavsi içerisinde özofagus ile trakea arasında kalan lenf nodlarından oluşmaktadır.
- (c) Trakeobronşiyal lenf nodları, trakea bifurkasyonu çevresinde yer alan üç alt gruptan meydana gelir. Trakea ve her ana bronş arasındaki geniş açılanmada yer alan subkarinal lenf nodları ile trakeanın ön alt yüzünde bulunan lenf nodları bu gruba dahildir.
- (d) Superior mediastende, trakeaya yakın bulunan paratrakeal lenf nodları. Sağda bulunanlar; aşağıda trakeobronşiyal lenf nodları ve yukarıda derin servikal lenf nodlarının bazıları, özellikle skalen lenf nodları, ile bir zincir oluşturur.
Sağ akciğerde mediastinal lenf nodlarına olan drenaj ipsilateral olmakla birlikte, nadiren superior mediastinal lenf nodlarına bilateral drenaj görülebilmektedir. Buna karşılık sol akciğerde, özellikle alt lob drenajı, superior mediastinal lenf nodlarına ipsilateral ve kontralateral olarak eşit oranda gerçekleşmektedir.
Normal Akciğer Histolojisi
Akciğerler, birbiriyle bağlantılı iki bileşen halinde incelenebilir: trakeobronşiyal ağaç, yani iletici hava yolları bileşeni, ve alveolar alan, yani gaz değişiminin gerçekleştiği bileşen.
Trakeobronşiyal ağaç, alveol seviyesine kadar yaklaşık 23 kez dallanır. Bu yapı; ana bronşlar, lober bronşlar, bronkopulmoner segmentlere giden segmental bronşlar ve terminal bronşiollerden oluşur. Terminal bronşioller, alveol içermeyen ve bronşiyal epitel ile döşeli en küçük hava yollarıdır.
Trakeobronşiyal ağaç normalde, bazal hücrelerden köken alan yalancı çok katlı silyalı kolumnar epitel ve müköz goblet hücreleri ile döşelidir (Şekil 19-10). Sigara dumanına maruziyet gibi akut bronşiyal hasara neden olan durumlarda, mukus salınımından sorumlu goblet hücreleri sayıca artış gösterebilir.
Normal bronşiyal epitel ayrıca; tükürük benzeri salgılar bulunduran müköz hücreler, seröz hücreler ve yüzeyel epitelde bulunan, Kulchitsky hücreleri olarak da adlandırılan nöroendokrin hücreleri içermektedir. Bronşiyal submukozal salgı bezleri; aralarında adenoid kistik karsinomlar ve mukoepidermoid karsinomların da bulunduğu, tükürük bezi kanserlerine benzer tümörlere sebebiyet verebilir.
Alveolar epiteli iki hücre türü oluşturur: Tip I pnömositler ve Tip II pnömositler.
Tip I pnömositler, alveolar epitel hücrelerinin sayıca %40’ını oluşturmakla birlikte, alveol duvar yüzeyinin %95’ini kaplamaktadır. Mitoz potansiyelleri bulunmadığı için bu hücrelerin rejenerasyon yeteneği yoktur.
Tip II pnömositler ise alveol yüzeyinin %3’ünü oluşturur; ancak sayıca alveolar epitel hücrelerinin %60’ına karşılık gelir. Bunların yanı sıra, alveoler boşluklarda nöroendokrin hücre kümelerine de rastlanmaktadır.