Sorularla Akciğer Kanseri
Tüm dünyada ve ülkemizde kanser önemli bir sağlık sorunu haline geldi. 2000’li yıllardan önce kanser daha az görülür ve bilinir iken artık pek çok kişinin bir akrabasında ya da çevresinde kanserli biri var. Yani dünya çapında kanser görülme sıklığı arttı ve ne yazık ki bu artış hızla devam edecek gibi. Kanser, dünya genelinde önde gelen ölüm nedeni, yaşam beklentimizin önünde önemli bir engel olarak yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2019 yılı tahminlerine göre kanser, 183 ülkenin 112’sinde 70 yaş öncesi ölümlerin birinci veya ikinci sırada iken kalan ülkelerde üçüncü veya dördüncü sırada yer almaktadır. Kanserin dünya çapında önemli bir sorun olmasından nedenlerinden biri insan ömrünün uzaması yani nüfusun yaşlanmasıdır. Dünya nüfusunun yaşlanmasının kanser artışında başlıca iki önemli etkisi var; ilki yaşam uzadıkça kansere neden olan maddeler ile temas süresi artar yani kanser yapıcı maddenin sağlıklı hücreleri kansere dönüştürme süreci artar, ikincisi insan yaşlandıkça hücreleri de yaşlanır bu hücrelerin onarılması ya da kanserleşen hücrelerin yok edilmesi süreçleri yavaşlar. Yani bilimin, tıbbın ve teknolojinin ilerlemesi ile insan ömrü uzarken bu olumlu gelişmenin karanlık yanı kanserli olgu sayısının artması olduğunu söyleyebiliriz.
- Akciğer kanseri ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Belirtileri ve tedavisi nasıl olmakta?
Akciğer kanseri, dünya genelinde ve ülkemizde sık görülen ölümcül kanser türüdür, her yıl tanı konulan yeni kanser olgularının yaklaşık %12 akciğer kanseri iken kanser nedenli ölümlerinde yaklaşık %20’si akciğer kanseri nedenlidir. Dünya genelinde erkeklerde, en sık görülen ve ölüme neden olan kanserdir. Kadınlar en sık meme kanseri olur ama akciğer kanseri neredeyse meme kanseri kadar ölüme neden olur. Yani akciğer kanseri kadınlarda da önemli bir sağlık sorunudur
Akciğer kanserinde başlıca belirtiler; öksürük, nefes darlığı, balgam çıkartma, kanlı balgam, sırt ağrısı-göğüs ağrısıdır. Ne yazık ki bizim hastalarımızın büyük bir çoğunluğu sigara içicisi olduğu için bu yakınmaların sigara nedenli olduğunu düşünür ve hastaneye başvurmaz.
- Hangi belirti veya semptomlarla vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı?
Eğer inatçı geçmeyen öksürük varsa, balgamında kan varsa sırtında omuzunda ağrı kesiciye almasına karşın hala geçmeyen ağrı varsa, derecesi artan nefes darlığı varsa bu kişi 50’li, 60lı yaşlarda sigara içen bir kişi ise mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Ama bunlar akciğer kanserinin akciğerde oluşturduğu belirtilerdir bunun yanı sıra akciğer kanseri hızla diğer organlara yayılan bir kanserdir. Bu nedenle sigara içen, 50-60 yaşlarında bir kişide nedensiz hızlı kilo kaybı, halsizlik, iştahsızlık, geçmeyen baş ve kemik ağrısı varsa bu kişilerde en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.
- Akciğer kanseri yapısal olarak nasıl oluşuyor? Diğer kanserlerden farklıkları mı?
Akciğer kanserinin diğer kanserlerden en önemli farkı önlenebilir bir kanser olmasıdır. Çünkü akciğer kanserli olguların yaklaşık %80’inden doğrudan sigara sorumludur, bir başka değişle sigara içme alışkanlığı ortadan kalkarsa akciğer kanseri %80 azalabilir. Bu nedenle akciğer kanseri önlenebilir ya da büyük oranda azaltılabilir bir kanser türüdür.
Sigara dumanında 6000-7000’den fazla kanserojen madde vardır. Sigara tiryakisi dumanı içine çektiğinde bu kanserojen maddeler tüm akciğere dağılır, hergün defalarce ve yıllarca süren kanserojen madde ve akciğer hücrelerinin teması sonrasında akciğer kanseri meydana gelir
- Akciğer kanserinde evrelemenin önemi nedir?
Aslında evreleme tüm kanserlerde önemlidir çünkü tedavi planı kanserin evresine göre yapılır. Özellikle akciğer kanseri gibi solid argan kanserlerinde evreleme daha da önem kazanır çünkü hangi hastaya cerrahi tedavi yapılacak, hangi hastaya kemoterapi ya da radyoterapi uygulanacak bunu kanserin evresine göre karar verilir.
- Akciğer kanserine özgü türler var; (KHAK ve KHDAK) bu türler yapısal mı yoksa evre ile ilgili mi? Kendi içlerinde de farklılıklar var mı? Türleri ve evreleri biraz detaylandırır mısınız?
Akciğer kanseri küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri olarak iki büyük gruba ayrılır. Bu nedeni her ikisinin köken aldığı akciğer hücreleri farklıdır ama daha da önemlisi ikisinin büyüme hızları, yaşam beklentisi ve tedavisinde önemli farklılıklar olmasıdır. KHAK, tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık %20’sini oluşturur, daha hızlı ilerler, tanı konulduğunda genellikle ileri evrelerdedir bu nedenle genellikle cerrahi tedavi uygulanamaz ve cerrahi tedavi dışı yöntemleri kullanılır. Sigara ile ilişkisi KHDAK’den daha belirgindir.
KHDAK, en çok cerrahi tedavi uygulanan akciğer kanseri grubudur. Diğerine göre daha yavaş büyür bu nedenle daha erken dönemde tanı konulabilmektedir.
- Evrelemeyi Uluslararası Akciğer Kanseri Derneği belirliyor. Son çalışma sonucunda evrelerde değişiklikler oldu mu? Oldu ise klinik pratiğinizi değiştirdi mi?
Benim de aktif olarak görev aldığım Uluslararası Akciğer Kanseri Derneği’nin evreleme grubu tarafından akciğer kanseri evrelemesi her 5 yılda bir kez güncelleniyor. Bu güncellemeler için her 5 yılda tüm dünyadan belli kurallar çerçevesinde veri toplanıyor, ardından bu verileri akciğer kanseri konusunda deneyimli bilim insanları tarafından değerlendiriliyor ve istatistiksel incelemelerin ardından evreleme grupları oluşturuluyor. Anlayacağınız akciğer kanseri evrelemesinin ardında çok uluslu bir çalışma ve emek var. Bende Akciğer kanseri, malign plevral mezotelyoma ve timik tümörlerin evrelemesinde hem Türkiye’den veri göndererek hem de Uluslararası Akciğer Kanseri Derneği’nin üç evreleme grubunda aktif olarak yer almaktan ve ülkemi temsil etmekten mutlu ve gururluyum.
- Hastalar size hangi evrede geliyorlar? Evresi, bulunduğu yer, yaş veya diğer hastalıklara bağlı olarak cerrahiye uygun olmayan hastalar oluyor mu?
Ne yazık ki akciğer kanserli hastaların yalnızca %14-16’sına erken evrede tanı konulabiliyor. Kanserler genellikle 4 evrede değerlendirilir, evre 1 ve 2 erken evredir ve evre 3 ve 4 ileri evre olarak adlandırılır. Evre 1 ve 2 akciğer kanserli hastalara ilk tedavi en uzun sağkalıma sahip olan cerrahi tedavi uygulanabilir, bu nedenle erken tanı ve doğru evreleme akciğer kanserinde de önemlidir. Cerrahi için bir yaş sınırımız yok değerli olan hastanın fizyolojik yaşı ve ek hastalıklar eski yıllara göre daha az önemli çünkü günümüzde kullanılan cerrahi ve anestezi yöntemlerinde, yoğun bakım koşullarında çok önemli ve olumlu değişiklikler oldu.
- Fizik muayene ve medikal öykü sonrası akciğer kanseri özelinde öncelikli hangi yöntemler tanı ve tedavide yol haritanızı belirliyor?
Akciğer kanserinde elbette önce hastanın tıbbı öyküsü ile başlar ve fizik muayene ve laboratuvar tetkikleri ile başlar. Ancak akciğer kanserinin tanısında radyolojik tetkikler yanı akciğer grafileri özellikle akciğer bilgisayarlı tomografisi vaz geçilmezdir. Akciğerin manyetik rezonans görüntülemesi de (MRI) her geçen yıl daha çok kullanılmaktadır.
- Tanıda en etkin yöntemler nelerdir?
Günümüzde akciğer kanserinin tanısında en sık ve güvenilir olarak kullanılan yöntem bilgisayarlı tomografi (BT)’dir. Akciğer kanserinin evrelemesinde ise BT yanı sıra pozitron emisyon tomografisi (PET-BT) ve MRI kullanılması en etkin yöntemlerdir.
- Akciğer kanserinde ilk adım cerrahi midir? Cerrahi planlaması tümörün tipine, bulunduğu yere ve türlerine göre mi planlanıyor?
Akciğer kanseri erken evre yani evre 1 ya da 2 ise cerrahi tedavi ilk adım olan tedavidir. Eğer evre 3 ise tedaviye kemoterapi ya da kemoterapi+radyoterapi ile başlanıp kanserin yanıtına göre cerrahi tedavi eklenebilir. Akciğer kanserinde hücre tipleri cerrahi tedavi kararında çok önemlidir. Küçük hücreli akciğer kanserli olguların çok büyük bir çoğunluğunda cerrahi tedavinin yeri yoktur.
- Akciğer kanserinde cerrahi anlamda neler yapılmakta?
Akciğerler, sağda üç, solda 2 lobdan oluşur. Akciğer kanserinin cerrahi tedavisinde en çok kullanılan yöntem tümörün içerisinde bulunduğu lobun bir bütün olarak çıkarılmasıdır ve aynı tarafta olan lenf düğümlerinin çıkarılmasıdır. Biz bunu tam rezeksiyon olarak tanımlıyoruz yani hastada ameliyat sonrası ne gözle ne de mikroskop ile görülen bir kanser dokusunun kalmamasıdır. Yani kanser cerrahisinde temizleye bildiğim kadarını temizledim yaklaşımı genel kabul görmez işte bu durum halk arasında kansere bıçak vurulmaz dogmasının nedenidir.
- Cerrahi öncesi herhangi bir medikal tedavi uygulanıyor mu?
Eğer akciğer kanseri evre 1 ve 2 ise ilk basamak kanser tedavisi cerrahidir. Ama cerrahi tedavi kararı sonrası hastanın solunum kapasitesi ve başta kardiak hastalıkları olmak üzere varsa diğer ek hastalıklarının cerrahi için riski değerlendirilir. Eğer ek hastalıklar için gerektiğinde medikal tedaviler uygulanmalıdır.
- Cerrahi ile tam kontrol sağlanması mümkün mü? Ameliyat sonrası kemoterapi veya radyoterapi gerekiyor mu?
Aslında kanser tedavisinde tam kontrol tanımı henüz yok, en iyimseri tama yakın kontrol tanımı olabilir çünkü kanser hakkında pek çok şey bilsek de henüz bilmediğimiz çok şey var. Akciğer kanserinde en uzun sağkalımı olan hastalar cerrahi tedavi uygulananlardır. Cerrahi tedavi yapılan evre 1 akciğer kanserli hastalarda ek tedaviye gereksinme yoktur ve bu hastalarda beklenen 5 yıllık yaşam %73-90’lardadır. Bu akciğer kanseri gibi ölümcül bir kanserde cerrahi tedavinin başarısının önemli bir göstergesidir.
- Akciğer kanseri cerrahisinde kapalı ve açık cerrahi yöntemleri uygulanıyor. Minimal invaziv cerrahi yöntemlere yönelim oldukça yüksek oranda. Hangi hastalarda uygun? Avantaj ve dezavantajları ile cerrahi yöntemleri biraz anlatabilir misiniz?
Akciğer kanserinde cerrahi tedavinin hedefi tam rezeksiyondur, tam rezeksiyon kanser cerrahisinin vazgeçilmez koşuldur. Tam rezeksiyon için açık ya da minimal invaziv yani kamera yardımlı ya da robot destekli yöntemler kullanılır. Açık cerrahide yaklaşık 15-20 cm uzunluğunda hastanın kaburgalarının arasından bir kesi yapılırken minimal invaziv cerrahilerde bu girişimler için üretilen özel aletlerin ya da robot kollarının göğüs boşluğuna girişi için 2-3cm’lik delikler açılır. Minimal invaziv yöntemlerin en büyük üstünlüğü ameliyat sonrası hastanın ağrısının az olması ve kısa sürede normal yaşamına dönebilmesidir. Günümüzde kanserli hastalar yalnızca yaşamak istemiyor hem uzun ve hem de konforlu bir yaşam istiyor. Minimal invaziv cerrahi yöntemler hastalara ameliyat sonrası konforu daha çok sunabilmektedir. En büyük dezavantajları ise pahalı olmalarıdır.
- Akciğer kanserinde risk grupları kimler?
Akciğer kanserinde en yüksek risk grubu tütün ve tütün ürünü kullananlar olup bunun en yayın biçimi sigara içilmesidir. Unutmamak gerekir ki sigara içilmese bile sigara dumanına maruziyet yani pasif sigara içimi ile akciğer kanseri riskini artırır. Epidemiyolojik çalışmalarda sigara içen erkekle evli sigara içmeyen kadınlarda akciğer kanseri riski %24-30 arttığı gösterilmiştir.
Ailede akciğer kanserli bireylerin olması ya da kişinin daha önce bir kanserinin olması akciğer kanseri riskin artırır.
Akciğer, karsinojenleri de kapsayan birçok solunan zararlı için hedef organ ve giriş kapısıdır. Akciğer kanserinin %15’nin mesleki olduğu tahmin edilmekte olup endüstri ve madencilikte kullanılan asbest, arsenik, eter, krom, hidrokarbon, nikel, radyasyon, mustard gazı gibi birçok madde akciğer kanserinin sebebi olarak suçlanmaktadır. Dünyada yaygın olarak bulunan ve geniş endüstriyel kullanımı olan asbestos bunların en önemlisi; ssbestos işçilerinde akciğer kanseri riski 6–10 kat, sigara içen işçilerde ise 90 kat artar. Radyoaktif bir madde olan radon, uranyum madenleri yansıra toprak ve kayalarda doğal olarak bulunur. Uranyum madeninde çalışan işçilerde ve radon ihtiva eden inşaat malzemesinden yapılan evlerde yaşayan insanlarda, akciğer kanseri riski belirgin olarak artar. Şehirde yaşayan insanlarda, akciğer kanseri insidansı kırsal kesime göre 1,2‑2,3 kat daha fazladır. Bu hava kirliliğinin, sigara ve mesleki karsinojenlerin etkisini arttırması ile ilişkilendirilebilir.
- Akciğer kanseri için erkek ya da kadınlarda görülme sıklığı nasıl? Bu kanser türü daha çok erkeklerde görülüyor deniliyor, bu ne kadar doğru bir tanımlama?
Akciğer kanseri, dünya genelinde ve ülkemizde sık görülen ölümcül kanser türüdür, her yıl tanı konulan yeni kanser olgularının yaklaşık %12 akciğer kanseri iken kanser nedenli ölümlerinde yaklaşık %20’si akciğer kanseri nedenlidir. Dünya genelinde erkeklerde, en sık görülen (Tüm kanserlerin %14) ve ölüme (Kanser nedenli ölümlerin %22) neden olan kanserdir. Kadınlar en sık meme kanseri (Tüm kanserlerin %24) olur ama akciğer kanseri (Kanser nedenli ölümlerin %14) neredeyse meme kanseri kadar ölüme (Kanser nedenli ölümlerin %15) neden olur. Yani akciğer kanseri kadınlarda da önemli bir sağlık sorunudur.
- Sigara kullanımının akciğer kanserine etkisi ile ilgili neler söylersiniz?
Sigara içilmesi ve akciğer kanseri arasındaki ilişki net. Ama sigara içmeye erken yaşta başlamak, günlük tüketilen sigara sayısı ve yıl çok olması riski daha da artırır.
Sigara içenlerde akciğer kanseri riski, içmeyenlere göre 20 kat, ağır içicilerde yani 20 yıldan fazla günde bir paket üstünde sigara içenlerde 30 kat daha fazladır. Ağır sigara içicilerin %20’si ne yazık ki akciğer kanseri olmaktadır. Sigaranın kesilme süresi ile orantılı olarak risk azalır.
- Dünyada ve ülkemizde akciğer kanseri görülme sıklığı nedir?
Tüm dünyada ve ülkemizde kanser önemli bir sağlık sorunu haline geldi. 2000’li yıllardan önce kanser daha az görülür ve bilinir iken artık pek çok kişinin bir akrabasında ya da çevresinde kanserli biri var. Yani dünya çapında kanser görülme sıklığı arttı ve ne yazık ki bu artış hızla devam edecek gibi. Kanser, dünya genelinde önde gelen ölüm nedeni, yaşam beklentimizin önünde önemli bir engel olarak yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2019 yılı tahminlerine göre kanser, 183 ülkenin 112’sinde 70 yaş öncesi ölümlerin birinci veya ikinci sırada iken kalan ülkelerde üçüncü veya dördüncü sırada yer almaktadır. Türkiye’de yeni kanser tanısı konulan olguların %17,6’sını akciğer kanseri olup ilk sıradadır yine erkeklerde %25,8 oranı ile yine ilk sırada olup kadınlarda ise %7 ile en sık görülen 4. Sıradaki kanserdir.
- Ülkemizde akciğer kanseri görülme sıklığında bir artış ya da azalma var mı? Varsa nedenleri neler?
Ülkemiz için net rakamlar olmamakla birlikte dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayınladığı rakamlar gelecek için umut verici; 2018’de yeni tanı konulan olguların %11,6’sı akciğer kanseri iken 2020’de bu oran %11,4’e gerilemiş. Gerileme az ama umut verici, sanırım sigara karşıtı kampanyaların ve yasakların etkisi görülmeye başladı. Kanser nedenli ölümlerin 2018’de %18,4’ü akciğer kanseri nedeniyleyken 2020’de bu %18 bu azalmada özellikle akciğer kanseri tanı ve tedavisindeki yeni yöntemlerin başarısı açısından cesaret verici.
- İmmünoterapi gibi tedaviler akciğer kanserinde nasıl sonuçlar veriyor?
Ben cerrah olduğum için bu konu benim alanım değil ama immunoterapi ve hedefe yönelik tedaviler akciğer kanseri tedavisinde bakış açısının değişimi ile birlikte gelen kanser tedavisinde yeni bir dönemin başlangıcı olup daha uzun yaşam süreleri sağlayabilecektir.