Kadınlarda Akciğer Kanseri
1-Akciğer kanserini tanımlar mısınız ve akciğer kanserini diğer kanserlerden ayıran bir özelliği var mı?
Akciğer kanseri, akciğer dokusundan köken alan çok kötü gidişli bir kanserdir. Akciğer kanserini diğer kanserlerden ayıran başlıca özellikleri gelişmekte olan ülkelerde erkeklerde en sık görülen kanser iken gelişmiş ülkelerde prostat kanserinin ardından 2. sıklıkla görülen kanserdir. Kadınlarda ise meme, kalın barsak, tiroid ve rahim kanserlerinden sonra 5. sırada görülen kanserdir. Yani sık görülen başka bir değişle önemli bir sağlık sorunudur.
Akciğer kanseri erken tanı konularak tedavi edilmez ise çok kısa sürede ölüme neden olur. Bütün kanserle de olduğu gibi erken tanı çok önemlidir.
En önemli özelliği ise önlenebilir bir kanser olmasıdır çünkü akciğer kanserli hastaların %90’da fazlası sigara içicisidir.
2- Akciğer kanseri ile kadın cinsiyet arasında nasıl bir ilişki var ve bu ilişki neden önemli?
Biraz evvelde söylediğimiz gibi akciğer kanserinin görülme sıklığı göz önünde tutulduğunda kadınlarda 5. Sıradadır ama kansere bağlı ölümlerde akciğer kanseri kadınlarda ilk sırada yer alır. Yani kadınlar en çok meme kanseri olur ama en çok akciğer kanserinden ölür. Bu ilişki nedeniyle kadınlarda akciğer kanseri önemlidir. Meme kanseri konusunda pek çok toplumsal farkındalık çalışmaları; kampanyalar, toplantılar yapılmakta kadınların belli bir yaştan sonra mammografi çektirmesi önerilmete olup ki bunların hepsi doğru ve olumlu adımlardır. Meme kanserinde yapılan bu çalışmaların sonucu olarak kadınlar arasında meme kanseri konusunda yüksek bir duyarlılık oluşturulmuştur. Benzer çalışmalar akciğer kanseri konusunda da yapılmalı çünkü tüm dünyada ve ülkemizde kadınlar en çok meme kanseri oluyor ama en çok akciğer kanserinde ölüyor ve kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığı gittikçe artmaktadır..
3- Akciğer kanseri geçmişte de hem kadınlarda hem de erkeklerde günümüzde olduğu gibi çok görülen bir kanser miydi?
Akciğer kanseri, sigara içiciliğinin yaygınlaşmasından önce oldukça ender görülen bir hastalık ve 18.yy kadar doğru dürüst tanınan bir hastalık dahi değildir. 20.yy başlarında artmaya başlıyor ama 1912 yılında dünya çapında tıbbi literatüre geçen olgu sayısı sadece 374, ama 1940 yıllarda artmaya özellikle erkeklerde hızla artıyor ve 1950 yıllara gelindiğin de artık akciğer kanseri, kansere bağlı ölümlerde açık ara birinciliğe yükseliyor. Erkeklerdeki akciğer kanseri epidemisinin tarihleri 1. ve 2.dünya savaşları ile yakından ilişkilidir. Şöyle bir gözünüzün önüne getirin 1. ve 2. Dünya savaşlarını anlatan filmleri hemen hemen tamamında askerler sigara içer, sigara askerin silahı, mihferi gibi olmazsa olmazıdır hatta ölmek üzere olan askere son nefeslerini alırken teselli için sigara yakılıp verirler. Yine o dönemlere ait filmlerde, romanlarda kahramanlar hep sigara içer. Yanı sigara içme o dönemlerde özellikle güçlü bir biçimde desteklenmiş ve özendirilmiştir. Bunların sonucu akciğer kanseri dünyada erkeklerde en sık görülen kanser ve kansere bağlı ölümlerde açık arar ile ilk sıraya yerleşmiştir.
Kadınlarda ise benzer durumu 1960 yıllarda başlıyor ve 1980 yılların sonunda kadınlarda akciğer kanserine bağlı ölümler meme kanserine ulaşıyor hatta önüne geçiyor. Kadınlarada da akciğer kanserinde ki artış ise sigara içme alışkanlığının artışı ile ilişkilendirilebilir.
1960 yılların ikinci yarısında akciğer kanseri sigara ilişkisi kurulmuş ve doktorlar tarafından sigara içicilerine sigarayı bırakmaları gerektiği önerilmeye başlamış. 1980 yıllarda artık sigara akciğer kanseri ilişkisinin net olarak ortaya konulmasından sonra sigara karşıtı kampanyalar ya da ortak yaşam alanlarda sigara içmenin yasaklanmasına paralel olarak akciğer kanseri görülme oranlarında azalma sözkonusu örneğin 2005’den 2009’a kadar ölüm oranları erkeklerde yılda %2,8 azalırken bu oran kadınlarda ne yazık ki %1,1 dir. Yani kadınlarda, azalma erkeklere göre çok daha yavaş. Ancak bunlar dünya verileri bizim ülkemizde hem erkelerde hemde kadınlarda sigara içme alışkanlığında bir azalma olduğu söylenemez hatta artış bile olabilir.
4-Kadınlarda akciğer kanserinin daha yavaş azalmasının nedenleri ne olabilir?
Bu durum kadınlarda sigara içme alışkanlığınının azalma hızının erkelerle göre daha az olmasında olabilir. Ama akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir. Akciğer kanserli erkeklerin %10 ve kadınların ise %20-25’sinde gelişen akciğer kanseri sigara ilişkili değildir. Yani kadınlar sigara içmese de erkeklerden daha yüksek oranda akciğer kanseri riskine maruzdur. Bu nedenle kadınlarda akciğer kanserinin daha yavaş hızla azalıyor olabilir. Ayrıca kadınlar sigara içmese de sigara içen bir eş ya da çocuğu ile yaşıyorsa yani pasif içici iseler bu da akciğer kanseri riskini artırır. Özellikle daha çok kadınlarda tarafından tercih edildiği için vurgulamak isterim filtreli ya da düşük katran içeren “light” sigaraları içenlerde kanser riski azalmamaktadır hatta artırdığına ait verilerde sözkonusudur.
5-Bütün kanserlerde olduğu gibi akciğer kanserinde de erken tanı önemli peki kadınlar özellikle sigara içen kadınlar bu konuda ne yapmalı?
Başarılı bir tedavi için erken tanı çok ama çok önemli. Sigara içiyorsa mutlaka bırakmalı bu konuda hastanelerde sigara bırakma poliklinikleri var bunlara baş vurabilirler. Eğer kişi sigara içiyorsa, özellikle içme süresi 20 yılı aşmış ya da sigara dumanına maruz kalıyorsa ise öksürük, nefes darlığı, balgam özellikle kanlı balgam çıkarma, göğüs, sırt ya da omuz ağrısı varsa bir göğüs hastalıkları ya da göğüs cerrahisi doktoruna baş vurmalıdır.
6- Akciğer kanseri tanısı konulması sorunlar var mı? Kolaylıkla konulabilir mi?
Günümüzde direk akciğer grafisinden bilgi sayarlı tomografi, MRI, PET-BT gibi radyolojik inceleme ve bronkoskopik yöntemler ile akciğer tanısı kolaylıkla konulabilir.
7-Akciğer kanserinin tedavisi var mı? Sonuçları başarılı mı?
Akciğer kanseri, cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi gibi yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Akciğer kanserinde en başarılı sonuçlar cerrahi yapılan hastalara aittir. Ameliyat ancak erken evre hastalarda gerçekleştirilebilir yani başarılı sonucun temeli erken tanıdır. Erken evrede cerrahi yapılan hastalarda 5 yıllık yaşam beklentisi %60 ile 90 arasındadır. Bu nedenle özellikle sigara içen, içme süresi 20 aşmış, öksürük, nefes darlığı, balgam, balgamda kan olması gibi akciğere yönelik yakınmaları olan hastalara hekime başvurmalıdır. Özellikle kadınlar akciğer kanserinin kadınlarda da olabildiğini hatta kadınların meme kanserinden daha çok akciğer kanserinden öldüğü bilerek yukarıda söz ettiğimiz durumlar varsa zaman yitirmeden doktora baş vurmalıdır. Kadılar en çok meme kanseri olur ama en çok akciğer kanserinden ölür. Light sigara akciğer kanseri olasılığını azaltmaz tam tersine artırır. Sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanım miktarı ve süresi arttıkça akciğer kanseri (ve başka kanserlerin) gelişme ihtimali artmakta, bırakılması durumunda da zamanla azalmaktadır. Akciğer kanseri gelişme riski sigarayı bırakmayı takiben 10-20 yıl içinde hiç içmeyenlerin düzeyine yaklaşmaktadır.